Dijital Medya Platformu

BİR HABERİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

0 147

“İÇKİ KÖTÜLÜKLERİN ANASIDIR”

Lütfü GÜNLÜOĞLU BİR HABERİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

 

 

 

 

 

 

 

 

Bugün yaşadığımız bu coğrafyada alkol kullanmayı hayatının vazgeçilmez bir parçası, hatta çağdaş ve medeni bir insan olmanın bir gereği gibi görenler var. Alkol firmaları toplumda sürekli böyle bir algı oluşturmuştur. Sırf Batı böyle biliyor, böyle anlıyor,  böyle yaşıyor ve böyle istiyor diye bizim de aynı şeyleri yapmamız, körü körüne taklit etmemiz şart mı?

Milliyet Gazetesi’nin 25 Eylül 2019 tarihli nüshasında çıkan haber şöyle: “8 ayda 105 bin alkollü sürücü yakalandı” Haberin detayında ise; “Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, ülke genelinde yapılan özel denetimler sonucunda 105 bin 382 sürücüye alkollü araç kullanmaktan ceza kesildi” denmektedir.

Siz değerli okuyucularım alkollü araç kullanma ile ilgili hemen hemen her gün yazılı ve görsel medyadaki haberleri iyi bilirler. Alkol sonucu trafik kazasının olmadığı gün hiç yok. Buna rağmen alkol kullanımı her geçen gün artış gösteriyor. Bu kazaların bir türlü önü alınamıyor. Oysaki zararı bu kadar açık olan alkolün “insanlığa karşı işler suçlar” kapsamına alınması gerekmez mi? 

Yapılan araştırmalara göre trafik kazalarının, boşanmaların, ırza geçmelerin, kavgaların, adam öldürmenin ve daha birçok suçun işlenmesinde en az yüzde 50 oranında alkol neden olurken ve hiçbir şey olmamış gibi içiliyorken ve üretiliyorken bu işte bir tuhaflık olsa gerek.  Bu akılda bir noksanlık olsa gerek.

“İÇKİ KÖTÜLÜKLERİN ANASIDIR”

İçki ve suç birbirinin ikiz kardeşi gibidir. İçkinin olduğu yerde suç, suçun olduğu yerde içki vardır. Alkol kullanımından meydana gelen sadece trafik kazaları bile bu maddenin kadar zararlı olduğunu ortaya koyar.  1400 yıl önce Hz. Peygamber efendimiz bu felaketi veciz bir şekilde ifade ediyor: “İÇKİ KÖTÜLÜKLERİN ANASIDIR.” Kötülüğü bu kadar bariz olmasına rağmen bir türlü önüne geçilemiyor. Her yerde alkol firmaları içimini arttırmak, daha cazip hale getirmek için her türlü hileye başvuruyor.

Bu bataklığı sadece yasaklarla, polis baskınlarıyla, denetimler sonucu verilen cezalarla önlemek neredeyse imkânsız. Bataklığı kökünden kurutmaktan başka çare yok. Bununla birlikte maneviyatın güçlendirilmesi esastır. Maneviyatı güçlü olan insanlar bir an önce alkolden uzak durmalıdırlar. Dinin, haramların terk edilmesindeki rolü inkâr edilemez bir gerçektir. Yıllar önce yapılan anket ile bin kişiye “neden alkol kullanmıyorsunuz?” sorusuna yarısından fazlasının verdiği cevap: “haram olduğu için”  Bu sonuç dinin haramların terki konusundaki etkisini göstermektedir. Sadece alkol değil, bütün kötülükler maneviyatımızı kemiren hastalıklardır. Bu alanda mücadele etmek, hem devletin anayasal görevi, hem de vatandaşın görevidir.

İNSANI İNSAN YAPAN AKILDIR, AKLI OLMAYANIN DA DİNİ YOKTUR”

Yine yapılan araştırmalara göre her yıl alkol kullanımından ötürü ölenlerin sayısı, trafik kazalarında ölen insanların sayısından çok daha fazla iken ve hala serbest bir şekilde içiliyorsa burada bir garabet var değil mi?  Üstelik halkı Müslüman olan bir ülkedeki durum böyle ise bir felaket ile karşı karşıyayız demektir.   

Bugün yaşadığımız bu coğrafyada alkol kullanmayı hayatının vazgeçilmez bir parçası, hatta çağdaş ve medeni bir insan olmanın bir gereği gibi görenler var. Alkol firmaları toplumda sürekli böyle bir algı oluşturmuştur. Sırf Batı böyle biliyor, böyle anlıyor,  böyle yaşıyor ve böyle istiyor diye bizim de aynı şeyleri yapmamız, körü körüne taklit etmemiz şart mı?    

Yazımı Hz. Peygamberin alkolün aklı giderdiğine ilişkin şu mübarek söz ile noktalamak isterim: “İnsanı insan yapan aklıdır, aklı olmayanın da dini yoktur”

Bir başka yazıda buluşuncaya dek, kazasız, belasız ve alkolsüz, sağlıklı bir ömür geçirmeniz dilek ve temennisiyle…

 

Yorumlar

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku