Dijital Medya Platformu

HAC ZAMANI ÇIKAN KOLERA MİKROBU İLE YATIRIM ZAMANI DEPREŞEN ÇEVRE BİLİNCİ

0 68

 

CHP’nin içinde bir ukde olarak kaldı.Nasıl yapsın da Haccı tekrar yasaklasın…

Emin Batur Araştırmacı/Yazar

 

1923-1947 arası Türkiye’den Hacca gitmek yasaktı.
Ülkemiz
1946 yılında çok partili sisteme geçince ve CHP artık halkın oyuna ihtiyacı olduğunu görünce Hac yasağını 1947’de kaldırdı.
Yasağı kaldırdı ama bu sefer döviz tahsisi yapmadı.
Haliyle o yıl hacca giden olmadı.
Netice olarak
Bir yıl sonra CHP naçar bir miktar döviz tahsis ettiyse de, insanların gönül rahatlığı ile Hacca gitmeleri ancak 1950 DP iktidarında mümkün olabildi.

UKDE
Ancak bu CHP’nin içinde bir ukde olarak kaldı.
Nasıl yapsın da Haccı tekrar yasaklasın…
‘Yasaklasın..’ ama nasıl?
1950’de tek parti iktidarı yıkılmış
Müminler fevç fevç kutsal topraklara gidiyor.
Bu manzara CHP’yi çok rahatsız ediyor ama elinden de bir şey de gelmiyordu.
Nihayet
1960 askeri darbesi ile bu fırsat eline geçti.
Darbeyle birlikte Haccı tekrar yasaklamak istediyse de,
Baktı ki, bu yol yol değil.

CHP KOLERA MİKROBUNU KEŞFEDİYOR
İşte tam bu hengâmede kolera mikrobu CHP’nin imdadına yetişti.
Her yıl Hac mevsimi yaklaştığı günlerde,
CHP ve medyadaki borazanları
‘Suudi Arabistan’da kolera mikrobu görüldü..’diye yaygaraya başlıyor.

Bu şamata
Günlerce sürer müminleri Hacca gitmekten vaz geçirmeye çalışırlardı. (O yıllarda medyanın %90’ı CHP’yi desteklerdi)
Erbakan Hocamız onların bu haline güler ve şöyle derdi:
‘Bu nasıl akıllı bir mikrop ki, Hac zamanı çıkıyor sonra ortadan yine kayboluyor..’

DÜN KOLERA
BUGÜN ÇEVRE
Aslında
Ne kolera ne çevre CHP’nin umurunda değil, Türkiye’nin bir adım ileri gitmesi onları nedense rahatsız ediyor. Sanki bir yerlere stoper görevi yapmak üzere söz vermiş gibiler.
Ancak
Halkın karşısına geçip ülkemize katma değer katacak projelere karşı olduklarını söyleyecek değiller ya…
Dün
Hac mevsiminde kolera mikrobunu bahane ettikleri gibi
Şimdi de, yapılacak yatırımın çevreyi bozacağını iddia ederek taraftarlarını ikna etmeye çalışıyor.

CHP İNANDIRICILIĞINI KAYBETTİ
Eğerdaha önce CHP
Marmaray, İstanbul Havalimanı, nükleer santral, YSS Köprüsü, milli arabamız TOGG İHA SİHA vb. gibi ülkemizin yüz akı projelerine destek verseydi, şimdiki Kanal İstanbul için söylediklerini dikkate alabilirdik.
Ama
Ülkemize katma değer katacak her projeye
‘Hayır! İstemezük… Marmaray balıkların yuva yapma yollarını tıkayacak… 3. Havalimanı kuşların göç yollarını engelleyecek… YSS Köprüsü kuzey ormanlarını bitirecek..’ vb. karşı çıkışlarıyla niyetlerini ortaya koymuşlardır.
Hatta
Onların meşhur kalemşörlerinden biri ‘Marmaray yapılırsa ben binmem..’ diyerek her faydalı işe karşı olan tavrını net bir şekilde ortaya koymuştu.

KANAL İSTANBUL
Kanal İstanbul gibi bir projenin elbette ki, çevre ile ilgili olumlu olumsuz etkileri olacak.
Bunları da bilim insanları çalışmalarıyla ortaya koyar.
Nitekim Hükumet
3 yıl içinde konu ile ilgili
7 üniversite 200 akademisyene hazırlattığı raporlar var.
CHP bu raporlar üzerinden karşı raporlarını ortaya koyup tartışmaya açacağına siyaseten karşı olduğunu söylemesi, bizim de bu projeyi desteklememize sebep olmaktadır.

NEDEN?
Öyle anlaşılıyor ki,
İstanbul Havalimanı nasıl ki, Frankfurt yerine İstanbul’u hava aktarma merkezi yaptıysa,
Kanal İstanbul da
İstanbul’u Avrupa- Asya ekseninde bir finans merkezi
Ve
Kanalın giriş ve çıkışında yapılacak konteyner limanlarıyla
İstanbul’u bir deniz aktarma istasyonu yapacaktır.
Bu da
İngilizleri rahatsız ediyor.
Çünkü onlar
Çinlilere kaptırdıkları Hong Kong yerine Dubai’yi deniz aktarma ve finans merkezi yapmışlardı.
Kanal İstanbul onlara rakip olacak gibi görünüyor.
Telaşları bundan…

Yorumlar

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku