Dijital Medya Platformu

MUSİBET ANINDA AHLAKLI DAVRANMAK

0 177

Bir çok kişi en küçük bir gerçekle yüz yüze kalınca insani değerleri de, ahlâki değerleri de unutuyor.

Faris Erkar Yazı İşleri Müdürü


Afetler tarih boyunca meydana gelmiş ve halen meydana gelen kolektif stres yaratan, toplumları fiziksel, ekonomik ve sosyal alanda olumsuz etkileyen, normal hayatı ve insan faaliyetlerini sekteye uğratan; topluluğun kendi kaynaklarını kullanarak başa çıkma yeteneğini aşan, olağan dışı doğal, teknolojik ve insan kaynaklı olaylardır.

Afetlerin oluşturduğu olağan dışı koşullarda yasal düzenlemeler ve diğer dış denetim araçları yetersiz kalabilir . Bu durumda Afet yönetiminde etkinliğin sağlanmasında etik ve ahlak daha önemli bir hal alır.
Malum Corona Virüsü tüm dünyada etkisini sürdürmeye devam ediyor. Ülkeler aldıkları önlemleri artırırken neredeyse tüm dünya evine kapanma durumunda. Hükümetler salgının sağlık ve ekonomik zararlarının önüne geçme arayışları içindeyken, bazı şirketler afeti fırsata çevirme düşüncesinde olup başta gıda ve temizlik malzemelerinde fiyatları yukarı çekip daha fazla kar etme peşinde.

Bir çok kişi en küçük bir gerçekle yüz yüze kalınca insani değerleri de, ahlâki değerleri de unutuyor. Deprem olur fırsatçılar işe başlar. Virüsün çıkmasıyla, maskeden kolonyaya, temizlik maddelerinden kuru gıdaya kadar birçok ürünün fiyatı akşamdan sabaha katlanarak arttı.
Herkes çok haklı olarak fiyatı artıranları suçluyor. Unutmamak gerek ki tüm suç sadece fiyatları artıranlarda değil toplumun bir çok kesiminden kaynaklanmakta.

Bir korona vakası görüldü diye daha ilk günden marketlere hücum edenler, market raflarında ne varsa boşaltanlar, kırk yıl savaş olacakmış gibi evlerini gıda deposu haline çevirenler hiçte masum değil. İnsanlar panik havasıyla marketlere saldırmamış olsa, fiyatlar zaten artmayacak. Bu fırsatçılara fırsatı veren yine bizleriz.

Dünya bir imtihan yeridir ve hepimiz sınanıyoruz. ‘’Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele’’ ayeti bunu bize açık bir şekilde ifade ediyor.
Ancak şunu da biliriz ve inanırız ki, Allah insanları keyfi olarak sınamaz ve denemez. Durup dururken bize acı çektirmez. O yüzden, bu yaşananları bir isyana vesile değil tam tersine aynı hataları yinelememenin yollarını aramalıyız.

Bir başka ayette ise “Sizi üzen/derinden etkileyen her şey (başınıza gelen her felaket/ bela/ olumsuzluk), kendi yaptıklarınızdan kaynaklanmaktadır; bununla beraber çoğunu da Allah affedicidir.” “Kendi yaptıklarınızdan kaynaklanmaktadır” ifadesi, hem bireysel hem de toplumsal sorumluluklardan da kaynaklanıyor demektir. Bu tür musibetlerde toplum, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemiş, diğer bireyler de olup bitenleri görmezden gelmiştir.

İşte tamda bu nokta da ayet bize günlerdir hem yazılı ve görsel basında hem de gündelik hayatımızda şahit olduğumuz sorumsuzca yapılan fiil ve eylemlerin sadece yapanları değil tüm toplumu etkilediğini, ve bu fiillerin ceremesini tüm toplumun birlikte çekeceğini ayan beyan anlatmaktadır. Şu an İran ve İtalya’da yaşananlar, anlatmak istediğimiz durumu bire bir özetler durumdadır.
Her gün yayınlanan genelgeler ve alınan önlemlere karşı sağır olup temizlik kurallarına riayet etmemekten tutun da mangal keyfi yapacak kadar bencil davranıp olan bitene duyarsız kalanlar, hem kendilerini tehlikeye attıklarını hem de başka insanlara virüsü bulaştırma ihtimalini unutmuşa benziyor. Hiç bir kimsenin kendi hatası ya da duyarsızlığından dolayı bir başkasının hastalanıp ya da Allah muhafaza ölmesinden mutluluk duymayacağına göre, yapılan bu eylemler salgının ehemmiyetini ve yaratacağı olumsuz sonuçları tam anlamda kavrayamamaktan olsa gerek.

Elbette ne yaşarsak yaşayalım. Allah kimseye haksızlık yapmıyor. Bizim veya toplumun ki toplumda yaşananlardan biz de sorumluyuz. Yapıp ettiklerimizin bir sonucu da olsa Allah bizi bununla dener. Biz de bu yaşadıklarımızdan dolayı sabrederiz (direniriz), yani pes etmeyiz, bildiğimiz ve inandığımız doğrulardan insani ve ahlaki değerlerimizden vazgeçmeyiz. Kararlılıkla hak ve adaletin yanında yer alır ve sorumluluklarımızı yerine getiririz. Bu gibi günlerde daha fazla sorumluluk taşıyarak yetkililerin tavsiyelerine, yayınlanan genelgelere ve konulan yasaklara riayet etmeliyiz.

Unutulmamalı ki ‘’Önceliklerimiz zorumluluklarımızdan daha büyük olamaz. Haklarımız, sorumluluklarımızı yerine getirdiğimiz sürece korunurlar.’’ Selam ve dua ile…

Yorumlar

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku