Dijital Medya Platformu
Banner Before Header

Dijital Ortam ve İnsan

0 8

Uzmanlar, kişisel bilgiler yanında hesaba erişimde kullanılan parmak izi ve yüz tanıma sisteminin kullanıcılar için büyük tehdit olduğunu söylüyor. Yaşanacaklar, dijital mahremiyetin sonuna işaret ediyor.

Dijital dünyada ne kadar güvendeyiz? Kişisel mahremiyetimiz var mı? Kesinlikle yok. Yüzlerce siteye anlık şekilde kayıt olan ve hatta bu kayıt süresi biraz uzadığında sinirlenen bizlerin internet deryasında mahremiyet ve güvenliğinden söz etmek zorlaşıyor. Bu konuda önlem alınmaya çalışılsa da yasal düzenleme ve denetimlerin hemen özgürlüklere müdahale gibi yorumlanması ülkelerin sıklıkla elini kolunu bağlıyor.

Küresel çapta 2,8 milyar kullanıcısı olan Facebook’un 533 milyon hesabın verilerini koruyamaması, 21 milyon kişinin etkilendiği Yemeksepeti’ne yönelik siber saldırı sonrasında gündem yine kişisel verilerin güvenliği oldu. Son yaşananlarla hatırlanan dijital mahremiyet aslında, internetteki hayatımızın sosyal, hukuksal ve ekonomik yönünü ifade ediyor. Sanal ortamdaki milyarlarca kişi ve hesap içinde erirken; bize ait bilgilerin nasıl çarçur edildiği haberleriyle karşılaşınca şaşırıyor, endişe ediyoruz. Sonrasında, ‘onca insan varken beni nereden bulsunlar’ diyerek rahatlıyoruz. Oysa ki her türlü bilgimiz ortalığa saçılıp duruyor.

Kullanıcıların tıpkı fiziksel ortamdaki gibi mahremiyetlerinin olduğunu ve bunun internet hukuku içinde korunması gerektiğini savunan dijital mahremiyet, Facebook örneğinde olduğu gibi sıkça ihlal ediliyor. İşin daha da vahim tarafı birçok internet sitesi, hesaba güvenle erişim gerekçesiyle parmak izi okuyucu, yüz tanıma ve benzeri sistemleri devreye almış durumda. Parmak izi gibi çok önemli bir bilginin böyle kolay elde edilmesi yakın dönemin önemli güvenlik sorunlarından biri olacak gibi duruyor. Üstelik, ilgili yere üyeliğinizi sonlandırdığınızda saklanan verilere ne olduğunu da bilmiyorsunuz. Ne yazık ki bunları takip edecek bilince ve tabii ki güce sahip değiliz.

Her zamanki gibi şirketlerin bir süre sessiz kalıp sonra özür dilediği bir ortamda kısa süre içinde her şey eskisi gibi kendi olağanlığına dönecektir emin olabilirsiniz. Ülkeler arası anlaşma ve hatta uluslar üstü bir denetim mekanizmasıyla soruna yaklaşılması gerektiğinin altı çiziliyor. Küresel kamuoyunda dijital mahremiyetin insan hakları kavramı içinde ele alınması gerektiği daha fazla taraftar buluyor.

Bir Cevap Yazın

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku