Dijital Medya Platformu
Banner Before Header

MÜSİAD Güven Tazeledi

0 13

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Mardin Şubesi’nin “8. Olağan Genel Kurulu” geniş bir davetli katılımıyla gerçekleşti. Yapılan “8. Olağan Genel Kurulu” sonunda MÜSİAD Başkan Mehmet İleri yeniden güven tazeledi.

Özel bir otelde gerçekleşen 8. Olağan Genel Kurul Toplantısına Kur-an Tilavetiyle başlandı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından geçmişten geleceğe yönelik, 30 yıllık MÜSİAD’ın faaliyetlerini anlatan sinevizyon gösterimiyle birlikte divan oluşturuldu.

Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye geçen MÜSİAD Mardin Şube Başkanı Mehmet İler, kadim şehir Mardin’in sahip olduğu güzelliklere dikkat çekerek, Mardin’i gezerken cadde ve sokaklarını adımlarken, tarihin farklı dönemlerinde olduğunuzu iliklerinize kadar hissedersiniz dedi.

Mardin Kürdün, Arabın ve Türk’ün kardeşçe yaşadığı, ezan sesinin çan sesine karışıp gökyüzüne ulaştığı hoşgörü şehri, kadim coğrafya, Mardin dantel gibi işlenen taş evlerinin, gece ışıklarıyla gerdanlığa dönüştüğü bir şehir olduğunu belirten İleri, hakkın ve hukukun, adaletin ve eşitliğin, barışın ve güvenin, refahın ve mutluluğun sağlandığı, tarihe ve topluma mal olmuş yerli ve evrensel değerlerin korunup, gözetildiği; bölgesinde etkin, dünyada saygın bir Türkiye için yola çıkan MÜSİAD emin adımlarla hedefine doğru yürüdüğüne işaret etti.

MÜSİAD Mardin Başkanı olarak, Mardin’in sosyoekonomik yapısından söz eden İleri, Mardin’in Ekonomisini genel olarak tarım, Sanayi ve Turizm olarak üç ana başlık altında toplayabiliriz dedi.

GAP Sulama Kanalları, Tarıma ve Sanayiye büyük değer katacağını anlatan İleri, “Mezopotamya’nın tarihten gelen cömert topraklarının Mardin’in en önemli bir geçim kaynağını oluşturduğuna vurgu yapan İleri, “Uzun zamandır modern tarım yapılmayan ilimizde son zamanlarda modern tarımın adımları atılmış, GAP sulama kanallarının ovaya ulaşmasıyla beraber daha verimli bir tarım yapılacak, elde edilen ürünlerin katma değeri daha büyük oranlara ulaşacak, ülke ekonomisine katkı daha da artacaktır. İlimizde bulunan Mardin Organize Sanayi Bölgesi genellikle tarıma bağlı olan sanayi yatırımlarının merkezi olmuş, ihracat noktasında ülke ekonomisine ciddi katkısı olmuştur. 1.OSB’nin ardından 2.OSB’nin alt ve üst yapı çalışmaları nerdeyse bitmiş, farklı yatırımcılar için arsa tahsisine başlanmıştır. 72 parselde Gıda, Tekstil, Plastik Makine, Kimya elektrik, Sağlık ve Medikal sektöründe farklı yatırımların yapılması planlanan 2 .OSB nin en kısa zamanda faaliyete geçmesi Mardin ekonomisine ve istihdama katkı sunacak bizleri de ziyadesiyle memnun edecektir. Midyat ve Nusaybin ilçelerimizde yine aynı şekilde OSB çalışmaları yapılmakta olup: Midyat ilçemizde arsa tahsisi yapılmış, Nusaybin ilçemizde yer tespit çalışmalarına başlanmıştır. Ülkemizin açık hava müzesi konumunda olan ve 2000 yılından bu yana UNESCO’nun Dünya mirası geçici listesinde yer alan Mardin ilimiz son yıllarda sadece ülkemizin değil dünyanın ilgisini çekmeye başlamıştır. Mardin ili önemli tarihsel ve kültürel mimari zenginliklere sahiptir. Bu zenginliğin turizm alanında en iyi şekilde değerlendirilmesi halinde ilin kalkınmasına ve ülke turizmine büyük katkı sağlayacağı kuşkusuzdur.” diye konuştu.

Akebinde kürsüye geçen MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan ise Geçtiğimiz yıl Türkiye’nin en çok ihracat yapan şehirleri arasında 19. sırada Mardin’in yer aldığını belirterek, ülke genelinde ihracatın daraldığı bu dönemde, ihracatını yüzde 14’luk artışla 904 milyon dolara çıkarmayı başardığını ifade etti.

Mardinli sanayici ve işadamlarını da tebrik eden Başkan Kaan, “Geçen yılı tüm dünyanın zorlu bir yıl olarak geride bıraktığını kaydeden Kaan, 2018 yılının başından itibaren, küresel ekonomik sistemin oldukça sıkıştığını ve ciddi bir emtia kriziyle yüzleşmek durumunda kalınabileceğini ısrarla vurguladıklarını söyledi.

Müsiad Başkanı Kaan, “Elbette bu durumdan karlı çıkabilmek için Türkiye, merkezde yani transit ülke olma avantajını iyi kullanmalıydı. Geç kalınmış da değildir. Çin, salgına rağmen dur durak bilmeden üretim hacmini daraltmadı ve izole üretim üslerinde salgın sonrası dünya için üretmeye, yeniden hem tedarik hem de lojistik ağları anlamında monopol güç olma özelliğini geri kazanma savaşına girdi. Şimdi görüyoruz ki bu durumdan karlı çıkacağı gözüküyor. Devletlerin artık ürün piyasalarına sadece regülasyon görevi gören kurumlarla değil bizzat kendisi satıcı ya da aracı olarak gireceğini, tıbbi malzeme ve gıda için birbirleriyle yarışan ve hatta birbirlerini ezen sözde modern batı ekonomisinin kendi ürettiği küresel ekonomi oyununda başarısız oldular” ifadelerini kullandı.

Yeni dönemin ulus ekonomilerinin ön plana çıkacağı, her ülkenin kendi kaynaklarına ve yerli milli sermayesine sımsıkı sarılacağı bir yüzyıl olacağına dikkati çeken Kaan, bu kaynakların başında yer alan su, tarım alanları, tohum, hayvanlar, insan gücü ve milli sermaye ile ülkeyi her mecrada ve her krizde ayakta tutan milli şirketlere ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

KOBİ’lerin bugün Türkiye’de istihdamın yüzde 73’ünü, cironun yüzde 64’ünü, ihracatın yüzde 56’sını ve toplam üretimin yüzde 57’sini karşıladığını belirten Kaan, konuşmasına şöyle devam etti:

“İhracat içindeki payları ise ülkemizin lokomotif unsuru olduklarının bir diğer kanıtıdır. KOBİ’lerimizin aynı zamanda Anadolu’da aslında ülkemizin ekonomik ağırlığını tek başlarına sırtladığını da görüyoruz. Bu nedenle teşviklerin ve desteklerin dağıtımı noktasında teşvik verimliliği hesabı yapılacaksa teşvik ve destekleme sisteminin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini yıllardır savunduk. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde açıklanan Ekonomi Reform Paketi’nde bu duruma özellikle dikkat çekildiğini görmek, yerli ve milli sanayileşmenin, şehir ekonomilerinin önemine vurgu yapılması ve ithalat bağımlılığının azaltılması adına devlet alımları başta olmak üzere üretimin yerli kaynaklara kaydırılması bizleri mutlu etmiştir.”

“Türkiye, Çin’in ardından en çok büyüme kaydeden ikinci ülke olduğunu belirten Kaan, “Salgın öncesinde 2020 yılı genelinde yüzde 3,5 oranında büyümesi beklenen küresel ekonominin, güncel tahminlere göre bu dönemde yüzde 4,5-5 bandında küçüldüğünü görüyoruz. Türkiye, 2020 yılının son çeyreğinde yüzde 5,9 oranda, 2020 yılı genelinde ise yüzde 1,8 oranında büyüme ile G20 ülkeleri içerisinde Çin’in ardından en çok büyüme kaydeden ikinci ülke olmuştur. 2021 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 5,5 ile 6 oranında büyüyeceğini düşünüyoruz. Ancak burada yine belirleyici faktör salgının seyri ve aşı çalışmalarının verimliliğidir. Zira bir üçüncü dalga ile karşı karşıya kalmamız halinde yeniden yaşayacağımız muhtemel sermaye kaybının telafisi için aynen Çin’in yaptığı gibi belli bölgelerde dur durak bilmeden üretime devam etmeli ve stoklarımızı artırma yoluna gitmeliyiz. Bu da elbette güvenli ve her aşaması düşünülmüş üretim üsleri kurmak mantığından geçmektedir.”

Kongreye, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mahmut Demirtaş, AK Parti Mardin Milletvekili Cengiz Demirkaya, AK Parti İl Başkanı Faruk Kılıç, DİKA Genel Sekreteri Ahmet Alanlı, oda başkanları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda dvetli katıldı.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku