Dijital Medya Platformu
Banner Before Header

SANATIN TANIMI-I-

0 4.177

Ammâr Nekâve

Çeviri: Yusuf Metin Yardımcı

Sanat Kavramı Problemi

             Sanat alanındaki pek çok araştırmacı, onun özel ve açık bir tanımını yapma konusunda hemfikir değildi. Bu, çeşitli entelektüel çalışmalarında ifade ettikleri birçok nedenden kaynaklanıyor.

             Sanatı açık bir kavram olarak gördüklerinden, entelektüel uğraşıların birbirinden farklı olduğunu, bir nesilden diğerine değiştiğini, bu nedenle de tek bir sanat tanımı yapılmasının zor olduğunu düşünüyorlardı.

             Amerikalı estetik filozofu Morris Weitz; sanatın özelliklerinin zaman içinde sürekli değişen, aynı zamanda bir sanat eserinden diğerine başkalaşan sanat kavramına göre, farklılık gösterdiğini söyler.

             Avusturyalı-İngiliz filozof Ludwig Fittkenstein; “araştırmanın doğasını sanat kavramına, oyunların doğasına” benzetir.

           

             Ona göre; “Tüm oyun türlerinde ortak olan ve aynı sınıflandırmaya yerleştirilmesine izin veren çeşitli özelliklerin olduğu, ancak belirli bir türde var olan ve başka bir sebeple bulunmayan diğer özelliklerin olduğu durumlarda, tüm oyunlar için tek bir tanım geliştirmek zordur. Aynı şey sanat türleri için de geçerlidir.”

             İngiliz şair ve tarihçi Herbert Reid‘e gelince, onun sanat hakkındaki düşüncesi; “Sanatın farklı türlerinin, kendi biçimlerini veya biçimler paylaşımı dışında, sanat kavramı hakkında basit bir cevap olmadığı” yönündeydi.

             Sanat tarihi profesörü Thomas Monroe, ‘Sanat Kavramı’nı tanımlama sorununun; “kültürel üretimin farklı renkleri içermesi, resim ve heykel gibi görsel sanatlarla sınırlı olmayıp müzik, edebiyat, tiyatro ve diğer sanatları da içermesinden kaynaklandığını” söyler.

             Ummanlı doktor Abde’l-Mun’im el-Huseynî; “Kelimenin diğer birçok bilgi dalıyla ilişkilendirilmesi nedeniyle sanat tanımlarının çok olduğu” yorumunu getiriyor. Felsefe, Psikoloji ve Tarih gibi sanatın çeşitli insan faaliyetleriyle ilgili olduğunu da belirtiyor.

             İslâm Felsefesi ve Mısır Mistisizmi profesörü Cemâl el-Merzûkî ve İsâm Abdullah‘ın bakış açısı; “belirli bir sanat tanımı üzerinde anlaşmanın, büyük bir sorun” olduğuydu.

             “Zira her sanat türü, diğer türlerden uzmanlara ulaşma şekli açısından farklılık gösteriyor. Sanat eserleri de bir sanattan diğerine farklılık gösteriyor. Ayrıca bir çağdan diğerine ve sanat kavramını oluşturmadaki felsefi farklılığın, sorun üzerinde büyük etkisi oluyor.”

             Genel Olarak Sanat Kavramını Tek Bir Şekilde Tanımlayamamanın Nedenleri Şöyle Özetlenebilir:

             1-Çeşitli sanat eserlerini ayıran net sınırlar yoktur.

             2-Sanat kelimesinin “ustalık” ve “yaratıcılık” gibi soyut anlamlarla ilişkilendirilmesi, eski çağlardan beri gelip, günümüze kadar devam eder. Bu da sanat kavramının anlam olarak genişlemesine yol açtı.

             3-Sanat kelimesinin yaygın kullanımı ve yayılması, felsefe gibi birçok bilgi dalıyla ilişkisi, kelimenin aynı zamanda sanâyi, eğlence, sihir ve diğerleri gibi şeylerle de ilişkilendirildi.

             [Sanâyi sözcüğü Arapçada; “صنعة=Hüner, san’at” ile ilintilidir. Sanat; Arapçadaki  “صنع= Yaptı, işledi” fiilinin masdarıdır.]

             4-Cemâl (güzellik, estetik) kavramı, sanatla bağlantılıdır ve iki kelime birbiriyle örtüşür. Güzellik (estetik) kavramının tanımı ve yorumlanmasında da sorunlu olduğunu belirtmekte fayda var.

             5-Sanat kavramı mutlakiyete tabi değildir. Genel olarak insan aktivitesiyle, özel olarak duygularla olan ilişkisi nedeniyle, sanatsal aktivite hızla gelişen bir insan aktivitesi olarak kabul edilir. Bu da onu statik olarak değerlendirmeyi zorlaştırır.

             Dilbiliminde Sanatın Tanımı

             Sanat kelimesi, birçok eski ve modern dilbilim sözlüğünde yer aldı. “Muhtâr es-Sıhâh”da fen (sanat)’nin, “sanat türlerinden bir tür” olduğu belirtiliyor.

             Hasan bin Muhammed es-Sagânî, Mu’cem’inde sözcüğün muhtelif mânâlarını ele alarak, eklemeler yapıp, bağlantılar kurarak konuyu olgunlaştırıp bir sürü farklı anlamından bahsetmiştir:

             Örneğin Araplar şöyle derdi: Fe-nentihu; yani “onun süsü ve yapılması güzel olan bir bilim sanatı”.

             İbn Manzûr‘un, “Lisânü’l-Arab” sözlüğünde fen (sanat) kelimesi, şu şekilde tarif edilmektedir: San’at nevilerinden biridir ve ‘HÂL’i anlatır. Bu da bir şeyi örneklendirmektir. Çoğulu; “Fünûn ve Efnân” şeklindedir.

             Feyrûz Abâdî, sanatı şöyle tanımlıyor: “Bir şeyi örneklendirerek durumu açıklamaktır. O da tezyîn (süsleme) demektir.”

             Sanat (fen) kelimesi; modern sözlüklere, meselâ Luvîs Ma’lûf’un el-Müncid (yardımcı) sözlüğüne de anlam olarak benzer şekilde girmiş; “bir durumu anlatmak için örnekleme” burada da zikredilmiştir.

             Sanat türleri vardır. Tıpkı “Bir şeyin (fenni) sanatı” denildiğinde “o şeyin ziyneti/süsü” şeklinde anlaşılması gibi..

             Bir şeyde tefennün etmek; “(bir şeyin tür ve ayrıntılarında mahâret sahibi olmak, ustalaşmak) sanatlarını çeşitlendirmek” demektir. “Söz söylemede tefennün etti” demek, “konuşma üslûbu çok güzeldi” anlamındadır.

             Mu’cem el-Vasît‘de Sanat’ın; “Elde edilen araçların kullanılarak, pratize edilebilecek teoriler için nazarî bir uygulama” olduğu belirtilir.

             Sanat; “Üzerinde çalışılarak ve tekrar edilip uygulanarak elde edilen, belli bir zanaat/meslek veya endüstri için bir dizi kuraldır. Fotoğraf, müzik, şiir gibi estetik duygusu da dahil olmak üzere bireyin hislerini harekete geçirmek için kullandığı araçlar seti olduğu” zikredilir.

             Aynı zamanda zevk ve insan yetenekleriyle yönetilen bir beceridir. Dolayısıyla sanatın dilbilimsel anlamlarının arasında tezyîn ya da zînet gibi bir kapsama alanı da vardır. Ki o da “güzel bir üslûp” demektir.

             Ayrıca “bir şeyde mahâret gösterip, ona hakim olmak” demektir ki; bu anlam sanatı; işçilik ve fayda ile ilişkilendirir.

             Diğer yandan sanat; “Yaratıcılıktır, ilginç/eğlenceli şeyler oluşturur ve her şeyi yeniden meydana getirir.”

             İngiliz diline gelince, Oxford Sanat Sözlüğü‘nde Sanat’tan; “bireyin yaratıcılık becerisinin görsel bir biçimde ifadesi olarak” söz edilir. “Heykel, resim gibi yaratıcı sanatları çeşitli biçimleriyle ifade eden bir terimdir. Şiir, müzik, dans ve diğerleri gibi..”

             Genel olarak sanat; “Pratik Ve Çalışma İle Geliştirilebilecek Bir Beceri Veya Yeteneği İfade Eden Her Şeydir.”

             Webster Sözlüğü’nde sanat; “estetik konular üretmek için beceri ve hayal gücünün bilinçli kullanımı olan inceleme/çalışma veya gözlem yoluyla kazanılan bir beceri” olarak tanımlanır. Sanatın, “işçilik ve yaratıcı bir beceri olduğu” da belirtilir.

 

Yorumlar

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku