Dijital Medya Platformu
Banner Before Header

UYGURLAR KİMLERDİR VE NEDEN ÇİN SOYKIRIMLA SUÇLANIYOR?

0 3.360

UYGURLAR KİMLERDİR VE NEDEN ÇİN SOYKIRIMLA SUÇLANIYOR?

Yusuf Metin Yardımcı

BBC NEWS’ten

               Çin, Sincan’ın kuzeybatı bölgesindeki ekseriyetle Müslüman Uygur nüfusuna yönelik muamelesi nedeniyle dünyanın dört bir yanından gittikçe artan eleştirilerle karşı karşıya..

               İnsan hakları grupları; Çin‘in son birkaç yılda devletin “Yeniden Eğitim Kampları” [Ya da Çin Hükûmeti’nin resmi / örtmeceli tanımıyla “Mesleki Beceri Eğitim Merkezleri”] olarak tanımladığı yerde bir milyondan fazla Uygur‘u tutukladığına inanıyor.

               Uygurların zorla çalıştırıldığına ve kadınların zorla kısırlaştırıldığına dair deliller var.

               ABD, Çin‘i Uygurlara baskı uygulayarak soykırım ve insanlığa karşı suç işlemekle suçlayan birkaç ülke arasında yer alıyor.

               Çin, bölgedeki ayrılıkçılık ve İslâmcı militanlıkla mücadele ettiğini söyleyerek bu tür iddiaları reddediyor.

               UYGURLAR KİMLERDİR?

               Resmi olarak Sincan Uygur Özerk Bölgesi (XUAR) olarak bilinen Sincan bölgesinde, kuzeybatı Çin‘de yaşayan, çoğu Müslüman yaklaşık 12 milyon Uygur var.

               Uygurlar, Türkçeye benzer şekilde kendi dillerini konuşuyor ve kendilerini kültürel ve etnik olarak Orta Asya ülkelerine yakın görüyorlar.

               Xinjiang nüfusunun yarısından azını oluşturuyorlar.

               Son yıllarda Çin‘in etnik çoğunluğu olan Han Çinlilerinin, Sincan‘a kitlesel göçüne tanık olundu. Uygurlar kültür ve geçim kaynaklarının tehdit altında olduğunu düşünüyor.

               SİNCAN NEREDEDİR?

               Sincan, Çin‘in kuzey-batısında yer alır ve ülkenin en büyük bölgesidir.

               Tibet gibi otonomdur. Yani teoride bazı öz yönetim yetkilerine sahiptir. Ancak uygulamada, her ikisi de merkezi hükûmetin büyük kısıtlamalarıyla karşı karşıyadır.

               Çoğunlukla çöl bölgesi olup, dünyadaki pamuğun yaklaşık beşte birini üretmektedir.

               Aynı zamanda petrol ve doğal gaz açısından da zengindir. Orta Asya ve Avrupa‘ya yakınlığı nedeniyle Pekin tarafından önemli bir ticaret bağlantısı olarak görülmektedir.

  1. yüzyılın başlarında Uygurlar kısa bir süre bağımsızlıklarını ilan ettiler, ancak bölge 1949‘da Çin‘in yeni Komünist hükümetinin tam kontrolü altına alındı.

               ÇİN ALEYHİNDEKİ İDDİALAR NELERDİR?

               ABD, Kanada ve Hollanda da dahil olmak üzere birçok ülke Çin‘i soykırım yapmakla suçlayıp, uygulamalarını Uluslararası Sözleşmelere göre “Ulusal, etnik, ırksal veya dini bir grubu tamamen veya kısmen yok etme niyeti” olarak tanımladı.

               Çin, Uygurları kamplarda hapse atmanın yanı sıra, nüfusu bastırmak ve Uygur çocuklarını ailelerinden ayırmak için Uygur kadınlarını zorla kitlesel olarak kısırlaştırıyor.

               ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Çin’in “Soykırım ve insanlığa karşı suçlar işlediğini” söyledi.

               İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Uygurlara yönelik muamelenin; “En temel insan haklarının dehşet verici ihlalleri” olduğunu ifade etti.

               2018‘de bir BM İnsan Hakları Komitesi, Çinlilerin Sincan‘daki “Aşırılıkla Mücadele Merkezlerinde” bir milyon insanı tuttuğuna dair güvenilir raporlar olduğunu ortaya koydu.

               Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü 2020‘de Sincan‘daki “Yeniden Eğitim Kamplarının” 380’den fazlasına dair kanıt buldu. Bu önceki tahminlere göre % 40 artış demekti.

               Daha önce, China Cables olarak bilinen sızdırılmış belgeler; “Kampların katı disiplin ve cezalarla yüksek güvenlikli hapishaneler olarak çalıştırılmasının amaçlandığını” açıkça ortaya koyuyordu.

               Kamplardan kaçmayı başaran insanlar fiziksel, zihinsel ve cinsel işkenceyi bildirdiler. Kadınlar ise toplu tecavüz ve cinsel tacizden söz ettiler.

               Aralık 2020‘de BBC tarafından yapılan araştırma, yarım milyon kadar insanın pamuk toplamaya zorlandığını gösterdi. “Yeniden Eğitim Kampları” içinde yeni fabrikaların inşa edildiğine dair kanıtlar da var.

               BASKILARIN BİRİKİMİ NEYDİ?

               Anti-Han ve ayrılıkçı duygu Sincan‘da 1990′lardan itibaren yükseldi ve zaman zaman şiddete dönüştü. 2009‘da Çinliler‘in kendi devletlerini isteyen Uygurları suçladığı Doğu Türkistan‘daki çatışmalarda, yaklaşık 200 kişi öldü. Ancak son yıllarda büyük bir güvenlik baskısı muhalefeti ezdi.

               Sincan artık; polis kontrol noktaları ve plakalardan, bireysel yüzlere kadar her şeyi tarayan kameralar dahil olmak üzere yaygın bir gözetim ağıyla kaplıdır. İnsan Hakları İzleme Örgütü‘ne göre polis, insanların ne kadar elektrik kullandıkları ve ön kapılarını ne sıklıkla kullandıkları gibi davranışlarını izlemek için bir mobil uygulama da kullanıyor.

               Başkan Xi Jinping‘in Çin‘deki tüm dinlerin oryantasyonda Çince olması gerektiğini söyleyen bir emir yayınladığı 2017‘den bu yana, daha fazla baskı yapıldı. Kampanyacılar ise, Çin‘in Uygur Kültürü’nü ortadan kaldırmaya çalıştığını söylüyor.

               ÇİN NE DİYOR?

               Çin, Uygurları tutukladığı yolundaki raporların tamamen doğru olmadığını söyledi.

               Baskıların terörizmi önlemek ve İslamcı aşırıcılığı ortadan kaldırmak için gerekli olduğunu ve kampların, mahkumları terörizme karşı mücadelede yeniden eğitmek için etkili bir araç olduğunu ileri sürüyor.

               Uygur militanlarının bombalama, sabotaj ve sivil isyan planlayarak bağımsız bir devlet için şiddetli bir kampanya yürüttüğü konusunda ısrar ediyor. Ancak Uygurlara yönelik baskıyı haklı çıkarmak için tehdidi abartmakla suçlanıyor.

               Çin, Uygur nüfusunu kitlesel kısırlaştırma yoluyla azaltmaya çalıştığı iddialarının “temelsiz” olduğunu, zorla çalıştırma savlarının da “tamamen uydurma” olduğunu savunuyor.

Bir Cevap Yazın

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku